ALİ TÜRKHAZ
BAŞYAZI
SU GİBİ AKAN ZAMAN..
Sevgili okurlar:
Daha geçen 29 Ekim günü, satırlarında şu anda gezindiğiniz URLA İMECE Dergisi’nin tanıtımını yapmış ve ilk sayısını sizlere, Urla aydınlık beyinlerine armağan etmiş idik.
Elinizdeki dergi on ikinci sayımız.
Y.Demokrat Urla Gazetesinin dördüncü yaşına gireceği 29 Ekim 2007 günü mütevazı bir toplantı ile bu mutluluğu sizlerle ve sevenlerimizle birlikte kutlayacağız.
Sayıları yirmiyi çoktan aşan yazar ve sayfaları da olanakları ölçüsünde artan derginiz Urla İmece bu sayıdan itibaren 28 sayfa.
İçerik olarak yazı ve resim elemanlarında değişikliği, sayfa dizini, konu çeşitliliği, gramer ve tasarım konusundaki eksikliklerimizle birlikte o gün her türlü eleştirinize açık olacağız.
Bu bağlamda artık bize göre tabanına ulaşmış ama tanıtım, dağıtım ve finansman gibi sorunları da büyüyen derginizin bu sorunları da o gün sizlerin öneri ve görüşlerine sunulacak.
Öte yandan yazı aile bireylerimizin birbirleri ile daha yakın bir iletişim içinde olmaları, toplumu aydınlatma ve yaşadığı bölgenin sorunlarını saptama, çözüm önerileri sunma ve çözüm sağlamada katkı koyma bağlamında ayda bir ya da on beş günde bir URLA İMECE SÖYLEŞİLERİ düzenlenmesi önerisi de görüş ve oylarınıza sunulacak.
Bu etkinlikte her söyleşi seansında birinci bölümde Urla’nın toplumsal, kültürel, sanatsal, tarımsal, tarihsel, sağlıksal, ekonomik ve çevresel sorunları, konusunda uzman aktif bir konuşmacı tarafından dile getirilip bir bülten yayınlanacak, ikinci seansında da soru-yanıt biçiminde masaya yatırılacak.
Bir sonraki İMECE’nin orta sayfalarında da yazı ve görüntü ile okuyucuya ve Urla kamuoyuna yansıtılacak.
O günkü etkinliğimiz ile ilgili gündemi aşağıda sunuyoruz.
Gazetemiz Y. Demokrat Urla ve dergimiz URLA İMECE’nin bu kutlu günü için ne yazık ki olanaklarımız elvermediğinden YÜZ adet davetiye bastırabildik.
Anlayacağınız ilk başvurandan itibaren başvuru sırasıyla numaratajlı YÜZ kişinin katılabileceği bir etkinlik bu.
Bu yüzden davetiyelerinizi O GÜNE KADAR yayın yerimize başvurarak almanızı öneririz.
Böyle bir sınırlama getirmemizin bir başka nedeni de bir yıl içinde böyle seçkin bir gelişme ve büyüme gösteren etkinliğin provake edilmesine de yol açmamaktır.
Nice yıl dönümlerinde ve daha büyük bir katılımla buluşmak üzere kalın sağlıcakla.
29 Ekim 2007
KUTLAMA GÜNDEMİ
· Açılış ve saygı duruşu
· Açış Konuşması
· Onur Konuğunun konuşması
· Yazı ailesi bireylerinin kendilerini kısa tanıtımı
· Dergi ve gazete ile ilgili görüş ve eleştiriler
· Urla SÖYLEŞİLERİ konusunda görüş alış-verişi
· Müzik ve ikram
Kapanış
4 Ekim 2007 Perşembe
5 Eylül 2007 Çarşamba
2 Eylül 2007 Pazar
OLMAZ Kİ!
BAŞYAZI
ALİ TÜRKHAZ
Olmaz ki!
Birileri bu günlerde kendini bamya gibi nimetten saymaya başladı.Eskiden bu söz fasulye için söylenirdi.Hani kuraklık her yer gibi Urla’yı da vurdu ya! Okkası 8 lira.Seyri elli kuruş.Alabilene aşk olsun!
Bir afra,bir tafra.Havasından geçilmiyor.
Şu avucunuzda tuttuğunuz ve sayfalarını çevirerek satırları arasında göz ve beyin jimnastiği yaptığınız “dergi”den söz ediyorum..
Son aylarda bana biraz çok bilmişlik taslıyor gibi gelmekte.
Daha on birinci sayısında ve yirmiden fazla yazın emekçisi var. Her sayfasında ve her sayıda farklı konular. Genel çerçeve dışında sayfa dizininde hafif makyaj ve biçim değiştirme, estetik resimler ve ilginç kapak fotoğrafları vs.
Ulen alt tarafı daha on birinci sayısında, abonesi yüzü ancak bulan, yirmi dört sayfadan ibaret ve iç sayfaları siyah-beyaz ya da bazen çivit mavisi bir “mevkute”mi ne olduğu belli olmayan bir “velet”sin be! Ne caka satıyorsun öyle ayda bir kere iki yüz elli basıp İstanbul boyalı medyası kaldırım yosmalarına?
Senin bir ağabeyin vardı böyle hava basan bu âlemde. Demokrat-memokrat derken topladı Urla’nın yüreği ve beyni temiz, yaşamı kendine yeten ama gene de” topluma bir şeyler vermek” diye bir kutsal saplantıya takıntılı okuyucu ve yazar kitlesini. Yakında dört yaşına girecek.
Tam senin iki yaşına gireceğin gün.29 Ekim’de yani.
Bir gün baktım ki her sayfası, her sütunu işgal edilmiş “yurdunu, ulusunu, bayrağını ve toprağını seven” bir nitelikli çoğunluk tarafından. Anladım ki işgal altındayım. Verdim, kurtuldum yayın hakkını “ölüm”ümden sonra geçerli olmak üzere ve yazılı olarak onların bağlı olduğu kuruluş (ADD) a karşılık beklemeden.
Şimdi bakıyorum da sen de aynı havalardasın.
Yirmi dört sayfa –yirmi dört yazar ve çarpı beş olarak seveni yüzden fazla. Hepsi kendi alanında birbirinden değerli ve hepsi birbirinden saygın. Birbirine çok benzeyen –birçok niteliği ile.
Olmaz ki!
Demokrasi kavramının sığlaştığı, lâikliğin ısıtıla ısıtıla fırına verildiği, suçluların kahraman işlemi gördüğü, gurur ve onur kavramlarının kafa karıştırdığı, satılmışların başköşelerde rağbet gördüğü, kendinden olmayanların sınır dışına çıkmaya zorlandığı bir toplumda sizin yaptığınıza ne denir biliyor musunuz.?
Anladınız siz onu!
Tanrı yokluğunuzu göstermesin. Acınızı yaşatmasın. Kaleme, klavyeye, maus’a, tuşlara dokunan ellerinize güç versin.
Şimdi bir hedefimiz daha var. Bu aynı anda geçen yıldönümümüzde bu satırların yazarına dönerek;
-Ee Ali Bey. Sırada bundan sonra ne var? diye soran ADD Başkanı (ABD değil)Sayın Yanar’a da gecikmiş bir yanıt olacak.
Sevgili URLA İMECE okurları:
Sırada dergimizin ikinci ve gazetemizin dördüncü yılında “URLA İMECE SÖYLEŞİLERİ” var.
Şimdilik on beş günde bir yapılacak olan ve içeriği sadece Urla’nın sosyo-kültürel, ekonomik, tarımsal, sağlık ve çevre ile tarih ve edebiyat konularını içeren söyleşiler bunlar.
Köşe yazarlarımızın ve İMECE DOSTLARI nın katılacağı bu söyleşilere siz okuyucularımız da şimdiden katılarak bu tablo içinde yer alabilirler.
Ama olmaz ki!
Olmaz demeyin, bir de bakmışsınız olmaz-olmaz. Aynı Demokrat Urla İle Urla İmece’nin olduğu gibi.
İşte bu dergiye bu yüzden “gıcık “ olmaya başlıyorum.
Onun da suyu ısınıyor Demokrat Urla gibi böyle giderse.
Kalın sağlıcakla. Hoş görün bu “mevkute”nin ukalâlığını. Katılın bize. Aramızda büyük burunlu, büyük portföylü ve büyük varlıklı “BÜYÜK” insanlar yok çok şükür. Onur duyulmayacak şeylerle gurur duymayan, doğruya doğru, eğriye eğri diyen, noktadan virgülün hesabını soran insanlardan oluşan bir sevgi-saygı ve imece yumağı var.
Gelecek Sayılarda ve yayın yıl dönümlerinde buluşmak üzere. Ali Türkhaz
ALİ TÜRKHAZ
Olmaz ki!
Birileri bu günlerde kendini bamya gibi nimetten saymaya başladı.Eskiden bu söz fasulye için söylenirdi.Hani kuraklık her yer gibi Urla’yı da vurdu ya! Okkası 8 lira.Seyri elli kuruş.Alabilene aşk olsun!
Bir afra,bir tafra.Havasından geçilmiyor.
Şu avucunuzda tuttuğunuz ve sayfalarını çevirerek satırları arasında göz ve beyin jimnastiği yaptığınız “dergi”den söz ediyorum..
Son aylarda bana biraz çok bilmişlik taslıyor gibi gelmekte.
Daha on birinci sayısında ve yirmiden fazla yazın emekçisi var. Her sayfasında ve her sayıda farklı konular. Genel çerçeve dışında sayfa dizininde hafif makyaj ve biçim değiştirme, estetik resimler ve ilginç kapak fotoğrafları vs.
Ulen alt tarafı daha on birinci sayısında, abonesi yüzü ancak bulan, yirmi dört sayfadan ibaret ve iç sayfaları siyah-beyaz ya da bazen çivit mavisi bir “mevkute”mi ne olduğu belli olmayan bir “velet”sin be! Ne caka satıyorsun öyle ayda bir kere iki yüz elli basıp İstanbul boyalı medyası kaldırım yosmalarına?
Senin bir ağabeyin vardı böyle hava basan bu âlemde. Demokrat-memokrat derken topladı Urla’nın yüreği ve beyni temiz, yaşamı kendine yeten ama gene de” topluma bir şeyler vermek” diye bir kutsal saplantıya takıntılı okuyucu ve yazar kitlesini. Yakında dört yaşına girecek.
Tam senin iki yaşına gireceğin gün.29 Ekim’de yani.
Bir gün baktım ki her sayfası, her sütunu işgal edilmiş “yurdunu, ulusunu, bayrağını ve toprağını seven” bir nitelikli çoğunluk tarafından. Anladım ki işgal altındayım. Verdim, kurtuldum yayın hakkını “ölüm”ümden sonra geçerli olmak üzere ve yazılı olarak onların bağlı olduğu kuruluş (ADD) a karşılık beklemeden.
Şimdi bakıyorum da sen de aynı havalardasın.
Yirmi dört sayfa –yirmi dört yazar ve çarpı beş olarak seveni yüzden fazla. Hepsi kendi alanında birbirinden değerli ve hepsi birbirinden saygın. Birbirine çok benzeyen –birçok niteliği ile.
Olmaz ki!
Demokrasi kavramının sığlaştığı, lâikliğin ısıtıla ısıtıla fırına verildiği, suçluların kahraman işlemi gördüğü, gurur ve onur kavramlarının kafa karıştırdığı, satılmışların başköşelerde rağbet gördüğü, kendinden olmayanların sınır dışına çıkmaya zorlandığı bir toplumda sizin yaptığınıza ne denir biliyor musunuz.?
Anladınız siz onu!
Tanrı yokluğunuzu göstermesin. Acınızı yaşatmasın. Kaleme, klavyeye, maus’a, tuşlara dokunan ellerinize güç versin.
Şimdi bir hedefimiz daha var. Bu aynı anda geçen yıldönümümüzde bu satırların yazarına dönerek;
-Ee Ali Bey. Sırada bundan sonra ne var? diye soran ADD Başkanı (ABD değil)Sayın Yanar’a da gecikmiş bir yanıt olacak.
Sevgili URLA İMECE okurları:
Sırada dergimizin ikinci ve gazetemizin dördüncü yılında “URLA İMECE SÖYLEŞİLERİ” var.
Şimdilik on beş günde bir yapılacak olan ve içeriği sadece Urla’nın sosyo-kültürel, ekonomik, tarımsal, sağlık ve çevre ile tarih ve edebiyat konularını içeren söyleşiler bunlar.
Köşe yazarlarımızın ve İMECE DOSTLARI nın katılacağı bu söyleşilere siz okuyucularımız da şimdiden katılarak bu tablo içinde yer alabilirler.
Ama olmaz ki!
Olmaz demeyin, bir de bakmışsınız olmaz-olmaz. Aynı Demokrat Urla İle Urla İmece’nin olduğu gibi.
İşte bu dergiye bu yüzden “gıcık “ olmaya başlıyorum.
Onun da suyu ısınıyor Demokrat Urla gibi böyle giderse.
Kalın sağlıcakla. Hoş görün bu “mevkute”nin ukalâlığını. Katılın bize. Aramızda büyük burunlu, büyük portföylü ve büyük varlıklı “BÜYÜK” insanlar yok çok şükür. Onur duyulmayacak şeylerle gurur duymayan, doğruya doğru, eğriye eğri diyen, noktadan virgülün hesabını soran insanlardan oluşan bir sevgi-saygı ve imece yumağı var.
Gelecek Sayılarda ve yayın yıl dönümlerinde buluşmak üzere. Ali Türkhaz
26 Temmuz 2007 Perşembe
MERHABA!!!
izmirimizin bu minik ama sevimli ve bir o kadarda derinlikli kasabasında bir süredir demokrat urla gazetemiz bünyesinde yayınlanan ve abonelik usulü faafliyette bulunan dergimiz imece'nin nihayet bir blog sayfası oluşacağı için hepimiz çok heyecanlıyız.
umarız en kısa zamanda bu sayfayı çeşitli dökümanlarımızla zenginleştirme olanağı yaratabiliriz.
zira isminden de anlaşılacağı üzere bu dergi kültür,sanat,felsefe ve aktüalite üzerine imece usulü hazırlanmaya devam eden ve tamamen gönüllülük esasına dayalı bir formatta ilerlemektedir.
şimdilik en içten sevgilerimizle
(dergi ekibi)
umarız en kısa zamanda bu sayfayı çeşitli dökümanlarımızla zenginleştirme olanağı yaratabiliriz.
zira isminden de anlaşılacağı üzere bu dergi kültür,sanat,felsefe ve aktüalite üzerine imece usulü hazırlanmaya devam eden ve tamamen gönüllülük esasına dayalı bir formatta ilerlemektedir.
şimdilik en içten sevgilerimizle
(dergi ekibi)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
